M. Selma Elif Öztürk

Mıstık ve Kahve

M. Selma Elif Öztürk

Mıstık sabah yatağında yatarken yüzüne bir şey düşmüş ve Mıstık onu görünce "Kahve sen mi geldin?" dedi. Kahve bazen Mıstık'ın odasına girip cik cikleriyle Mıstık'ı uyandırırdı. Mıstık'la Kahve'nin bu dostluğu bir kış gecesi başlamıştı.
Kışın fırtınalı bir gecede Mıstık'ın yatağına kahverengi, üstünde beyaz noktaları olan yaralı bir serçe düştü. Mıstık hemen anne ve babasına haber verdi. Ve kuşu veterinere götürdüler. Kanadı kırılmıştı, bu yüzden uçamıyordu. Veteriner serçenin kırık kanadını sardı. Mıstık, serçeye sevgiyle baktı; ihtiyaçlarını giderdi. Bir hafta sonra kuş tamamen iyileşmişti. Evin içinde uçuyordu. Ev küçük gelmeye başladı.
annesi ve babası artık kuşu özgür bırakması gerektiğini söyledi. Mıstık, "Olmaz, daha tam iyileşmedi!" dedi. Babası şöyle dedi: "Seni bizden ayırıp başka yere götürseler ne hissedersin?"
Mıstık: "Çok üzülürüm." dedi.
Babası: "O da üzülüyor!"
Mıstık: "Haklısın baba, o da ailesini özlüyor."
Mıstık kuşun kafesini aldı ve bahçeye çıktı. Kafesin kapısını açtı. Kahve, gökyüzüne doğru giderken Mıstık arkasından şöyle bağırdı:
"Beni tekrar ziyarete gel!"
O gün bugündür Kahve bazı sabahlar Mıstık'ı ziyarete gider. Ve şarkı söyleyerek Mıstık'ı güzel bir sabaha uyandırır.
Dostlukları sonsuza kadar devam etmiş...

Altın Tüy.jpg

Kitap Okuma Alışkanlığı.png
Mıstık ve Oyuncakları.png